Resulullahı övmek şirk değildir

Sual: Vehhabiler, Resulullahı övmeye, Ondan şefaat istemeye şirk, böyle  yapan müslümanlara müşrik, yani kâfir damgasını basarlar. Resulullahı metheden  imam-ı Busayri’nin (Kaside-i bürde)sinden örnek vererek, (Bu sözler  Allah’tan başkasını övmektir, şirktir) derler. Bunlar yanlış değil  mi? CEVAP Resulullahı, Allahü teâlâ övmüştür. Bu övgüden ancak  Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Kendisi de, kendisini överek, Allahü teâlânın  kendisine ihsan

Aşırı sevmek ne demektir

Sual: Bir Vehhabi hoca diyor ki: “(De ki: Ey kitap ehli, dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış birçoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin heva ve heveslerine uymayın.) [Maide 77] âyeti ile (Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı övdükleri gibi beni aşırı övmeyin. Ben Allah’ın kulu ve Resulüyüm) hadisi gösteriyor ki: Peygamberi veya

Kabir ziyareti dinimizin emridir

Vehhabiler diyor ki: (Resulullahın ve Evliyanın ruhlarından şefaat isteyen, bunların mezarını ziyaret edip, bunları vesile ederek dua eden kâfir olur. Kabirde olandan işitmeyenden dua istemek şirktir. Ölü ve uzaktaki diri, işitmez ve cevap vermez. Bunların fayda ve zararları olmaz. Ölmüş peygamberden de bir şey istemek şirktir.) CEVAP (Peygamber de olsa, ölü işitmez, cevap vermez) iddialarına

Kabri

Sual: Selefi bir genç, “(Kabrimi bayram yeri yapmayın) hadisi, Resulullahın kabrini ziyaret etmenin caiz olmadığını gösterir” dedi. Doğru mudur? CEVAP Hadis-i şerif şöyledir: (Evlerinizi [ibadet etmeyerek] kabre çevirmeyin ve kabrimi bayram yeri yapmayın! Bana salevat getirin. Nerede salevat getirirseniz, bana bildirilir.) [Ebu Davud] Bu hadis-i şerif, Peygamberlerin kabirlerinde diri olduklarını göstermektedir. Çünkü, selam, diri olana

Kabir ziyareti nasıl olur

Sual: Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi? CEVAP Ölümü hatırlamak, ölüden ibret almak ve ahireti düşünmek için kabir ziyaret etmek sünnettir. Kendisinin de aynı hallere düşeceğini hatırına getirir. Kimseye kötülük düşünmez. İyi bir müslüman olarak yaşamaya çalışır. Hanefi’de, perşembe, cuma ve cumartesi günleri kabirleri ziyaret etmek sünnettir. Şafii’de, perşembe günü ikindiden cumartesi

Türbeden şifa beklemek

Sual: Türbelerden şifa beklemek, şirk olan bir hurafe midir? CEVAP Şifayı veren Allahü teâlâdır. Türbeden şifa beklenmez; ancak orada yatan evliya vasıtasıyla dua etmek ve onlardan yardım istemek gerektiğini Peygamber efendimiz bildirdi. Buna hurafe veya şirk demek, çok tehlikelidir. İbni Mace’nin bildirdiği hadis-i şerifte, kendisi de, (Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için,

Ölü ziyareti

Sual: (Bir mezhebi taklit etmem, tahkik ederim) diyen birisi, şimdi de, (Ben ölüleri, ölü kabirlerini ziyaret etmem, benim ölülerle işim yoktur. Ben dirileri ziyaret ederim) diyor. Ölüleri ziyaret etmek dine aykırı mıdır? CEVAP Öyle kimselerin sözlerinin hiç kıymeti yoktur. Nakli esas almayanların sözleri geçersizdir. Kabir ziyaretini caiz görmemek, Ehl-i sünnet itikadına aykırıdır. İbni Hacer-i Mekki

Tasavvufun çıkışı

Sual: Vehhabiler ve bunlara aldanan bazı bid’at ehli, evliyanın yolunu yani tasavvufu, tarikatı kastederek, bunların sonradan çıktığını, bid’at olduğunu söylüyorlar. Tasavvufun dinimizdeki yeri nedir? CEVAP Bu hususta Muhammed Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki: Zahirdeki kemalatın ve manevi makamların hepsi Resulullah efendimizden gelir. Zahirdeki kemalata, yükselmeye sebep olan emirlerini, yasaklarını bizlere din âlimleri bildirdi. Kalbin, ruhun

Tasavvuf nedir?

Sual: Tasavvuf nedir? CEVAP Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz. Tasavvuf ilmi, kalb ile yapılması ve sakınılması gereken şeyleri ve kalbin, ruhun temizlenmesi yollarını öğretir. Buna (Ahlak ilmi) de denir. Tasavvuf ehli, kendi derecesine göre, tasavvufu tarif etmiştir. Birkaçı

Ledün ilmi okuyarak öğrenilmez

Sual: Ledün [bâtın] ilmini nasıl öğrenirim? CEVAP Ledün ilmi veya ilm-i ledün, okuyarak öğrenilmez. Allahü teâlânın ihsanı ile kalbe ilham edilen, ilahi sırlara ait bilgilerdir. Görünüşte, akla ve nakle zıt gelebilir. İlm-i ledün sahibi olanlar, hadiselerdeki gizli sırları ve hikmetleri bilir. Kur’an-ı kerimde, (Kehf) suresinde bu husus açıkça bildirilmiştir. Sual: Bâtın ilmi diye bir ilim

Bâtın ilminin önemi

Sual: Selefiyim diyen bir arkadaş, (Ledün ilmi, bâtın ilmi, keramet, evliya diye bir şey yok) diyor. Bu Kur’an-ı kerime ve hadis-i şeriflere aykırı değil mi? CEVAP Bunu çok yazdık. Bu yazıda ledün ilminin önemini bildirelim. Ledün ilmi, Allahü teâlânın ihsanı ile kalbe ilham edilen, İlahi sırlara ait bilgilerdir. Görünüşte, akla ve nakle zıt gelebilir. İlm-i

Evliyaya evliya denmez mi?

Sual: Peygamberlerden başkasına, Evliya veya Cennetlik demenin, yahut Merhum veya Rahmetullahi aleyh demenin, gaibden haber vermek olacağını, bu bakımdan, Abdülkadir-i Geylani hazretlerine veya başka bir zata evliya diyenin kâfir olacağını söylüyorlar. Bunların görüşleri yanlış değil midir? CEVAP Eshab-ı kiramın tamamı Cennetliktir. Herbirine Radıyallahü anh denir. Eshab-ı kiramdan on kişinin, isimleri bildirilerek müjdelenmesi onlara ayrı bir