Namaz Duaları

Namaz, Farsça kökenli bir kelime olup, Arapça’daki salât kelimesinin karşılığıdır. Sözlükte, dua, istiğfar, övgü anlamlarına gelen salât, dinî bir kavram olarak, İslâm’ın beş temel esasından biri olup, belli eylemler ve rükünleri bulunan özel bir ibadettir.

Namaz; içerisinde zikir, tesbih, dua, kıyam, rükû, secde gibi ibadetleri toplayan önemli bir ibadettir.

Namaz, amellerin Allah’a en sevimli olanı, mü’minin miracıdır. Namaz, insana devamlı olarak Allah’ı hatırlatır, kalplere sorumluluk duygusunun yerleşmesini sağlar, kö- tülük ve günahla kişi arasında bir perdedir. Namaz, insa- nın maddî ve manevî temizliğinin vasıtasıdır.

Namazın içinde, muhtelif safhalarında ve namazdan selâmla çıktıktan sonra da okunacak dualar mevcuttur.

a) Namaz İçinde okunacak Dualar
1. Sübhâneke Duası

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), namaza başlayınca
“sübhâneke” duasını okumuştur.

كدج ىلاعتو كمسا كرابتو كدمحبو مهللا كناحبس كيغ هلا لو )كئآنث لجو(
okunuşu: “Sübhanekellâhümme ve bi hamdik ve
tebâra-kesmük. Ve te’alâ ceddük. (ve celle senâük – bu kı- sım; cenaze namazında okunur). Ve lâ ilâhe ğayrük.”

Anlamı: “Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.

Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarek-
tir. Varlığın her şeyden üstündür, şanın yücedir. Senden başka tanrı yoktur.” (Ebû Davud, Salât, 122; Tirmizi, Salât, 179)

“Ve celle senâük” cümlesi cenaze namazında okunur.

“Sübhâneke” duasından sonra euzü ve besmele çekilir, “Fâtiha” sûresi, farz namazların ilk iki rekatında, sünnet ve vacip namazların tamamında Fâtiha sûresinden sonra bir sûre veya uzunca bir ayet veya üç kısa ayet okunur.
2. Rükû ve Secdede okunacak Dualar

Rükû, kıyamda kırâatı bitirdikten sonra, baş ile arka düz olacak şekilde eğilmektir. Bu esnada kadınlar, parmak- larını diz kapakları üzerine kor. Erkekler ise, parmaklarıyla kavrayarak diz kapakları üzerine kor.

Secde ise, rükûdan doğrulduktan sonra alnını, burnu- nu, iki ayağının parmak uçlarını, iki eli ile iki dizini yani toplam yedi azasını yere koymaktır. Secdede gözler bur- nun iki yanına bakar. Eller yüzün hemen iki yanında, par- maklar kapalı ve kıbleye doğru tutulur.

Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: “Sizden biri rükû edince üç kere;
ميظعلا يبر ناحبس

“Sübhâne rabbiye’l-azîm “Büyük Rabbim (her türlü kusurdan) münezzehtir” desin. Bu, en az miktardır. Secde yapınca da üç kere;

ىلعلا يبر ناحبس

“Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ (ulu Rabbim (her çeşit kusur-
dan) münezzehtir, desin. Bu da en az miktardır.” (Ebû Dâvud, Salât, 154; Tirmizî, Salât, 194)

Bu itibarla kıyamdan “Allâhü ekber” deyip rükûa gidi- lince üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-‘azîm”denir; doğrulurken “semi’allâhü limen hamideh (her tür övgü kendisine ait olan Allah işitti)” ve “Rabbenâ leke’l-hamd (ey Rabbimiz! Her türlü övgü sana mahsustur) der. “Allâhü ekber” denir ve secdeye gidilir. Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiyel- a’lâ” denir. Sonra Allâhü ekber” cümlesi ile secdeden kal- kılır, tekrar tekbir ile ikinci secdeye gidilir ve yine üç defa “Sübhâne Rabbiyel-a’lâ” denir. Sonra “Allâhü ekber” cüm- lesi ile ayağa kalkılır, besmele çekilir, Fâtiha sûresi ve bir sûre veya ayet okunur, rükû ve secdeler aynı şekilde yapılır ve oturulur. Farz, vacip ve sünnet bütün namazların ilk ve son oturuşunda “tahıyyât” diye anılan şu dua okunur:

3. oturuşlarda okunacak Dualar

3.1. Tahıyyât Duası

ةمحرو ىبنلا اهيا كيلع ملاسلأ تابيطلاو تاولصلاو لل تايحتلأ لا هلا ل نا دهشا ينحلاصلا للا دابع ىلعو انيلع ملاسلأ هتاكربو للا هلوسرو هدبع ادمحم نا دهشاو للا
okunuşu: “Ettehıyyâtü lillâhi ve’s-salevâtü ve’t- tayyibâtü esselâmü ‘aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâtühû esselâmü ‘aleynâ ve ‘alâ ‘ıbâdi’l-lâhi’s-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâhü ve eşhedü enne Muhammeden
‘abdühû ve rasûlüh.”

Anlamı: “Her türlü kavlî, bedenî ve mâlî ibâdetler Allâh’a
mahsustur. Ey Peygamber, selâm ve Allah’ın rahmetiyle bere- ketleri senin üzerine olsun ve selâm bizlere ve Allâh’ın sâlih kullarına olsun. Ben şehâdet ederim (yakînen bilirim) ki, Allâh’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehâdet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür.” (Ebû Davud, Salât, 182. I, 591)

Üç ve dört rekatlı farzlar ile müekket sünnetlerde “ta- hiyyat” duası okunduktan sonra kıyama kalkılır, üç rekatlı namazlarda üçüncü rekatın sonunda dört rekatlı namaz- larda dördüncü rekatın sonunda oturulur, “tahıyyat” duası okunur, peşinden “salli ve barik duaları” okunur.

3. 2. Salli ve Bârik Duaları

Salli ve bârik duaları; Hz. Peygamber (s.a.s.) için oku- nan ve Allah’ın rahmet ve selâmının O’nun üzerine ol- ması dileğini dile getiren dualara denir. Kur’ân-ı Kerim’de “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.” (Ahzâb, 33/56) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.)’e Allahu Teâlâ’nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanı- nın yüceltilmesini dilemeleri; mü’minlerin salât etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder.

Kur’ân-ı Kerim’in, Hz. Peygamber (s.a.s.)’e salât-u selâm getirmeyi emreden bu ayetine paralel olarak, geçmiş dönem- lerde tanzim edilmiş pek çok salât-u selâm örnekleri vardır. Peygamberimiz (s.a.s.)’e en kısa şekilde: “Allâhümme salli alâ Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” diye salât ge- tirilir.

Namazlarda “Allahümme salli”, “Allahümme bârik”
dualarının okunması sünnettir. Bilinen ve yaygın olan sa- lavat örneği aşağıdaki şekildedir:

ميهاربا ىلع تيلص امك دمحم لا ىلعو دمحم ىلع لص مهللأ ديجم ديمح كنا ميهاربا لا ىلعو
okunuşu: “Allâhümme salli alâ Muhammediv ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahîm. İnneke hamîdün mecîd.”

Anlamı: “Allah’ım! Muhammed ’e ve Muhammed ’in üm- metine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.”

ميهاربا ىلع تكراب امك دمحم لا ىلعو دمحم ىلع كراب مهللأ ديجم ديمح كنا ميهاربا لا ىلعو
okunuşu: “Allâhümme bârik ‘alâ Muhammedin ve
‘alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte ‘alâ İbrahime ve ‘alâ âli
İbrahim. İnneke hamîdün mecîd.”

Anlamı: “Allah’ım! Muhammed ’e ve Muhammed ’in üm- metine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.” (Buharî, De’avât, 32; Müslim, Salât 66; Ebû Davud, Salât, 183; Tirmizî, Ebvabu’t-Tatavvu, 346)
4. Rabbenâ Âtina ve Rabbenağfirlî Duaları

Farz, vacip ve sünnet bütün namazların son rekatların- da salli ve bârik dualarından sonra şu dualar okunur:

رانلا باذع انقو ةنسح ةرخلا ىفو ةنسح ايندلا ىف انتا انبر

باسحلا موقي موي يننمؤمللو ىدلاولو ىلرفغا انبر

okunuşu: “Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil âhirati haseneten ve kınâ ‘azâben-nâr.

Rabbenağfirlî ve li vâlideyye ve lil-mü’minîne yevme yekûmü’l-hısâb.”

Anlamı: “Allah’ım! Bize dünyada iyilik, güzellik ve ni- met ver; ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver. Bizi ateş azabından koru. (Bakara, 2/201)

Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağış- la.” (İbrahim, 14/41)

Namazlardan “es-selâmü ‘aleyküm ve rahmetüllâh Allah’ın rahmeti ve selamı üzerinize olsun” denilerek çı- kılır.
5. Kunût Duaları

Sözlükte Allah’a ihlâsla kulluk etmek, namaz ve dua- yı uzatmak, sükût etmek, dua etmek, ibadet kastıyla ayakta durmak gibi anlamlara gelen kunût, dinî bir kavram olarak, namazda rükûdan önce veya sonra ayakta dua etmeyi ifade eder.

Kur’ân-ı Kerim’de kunût sözlük anlamında ibadet etmek, boyun eğmek (Rûm, 30/26; Ahzâb, 33/120; Zümer, 39/9), ibadet maksa- dıyla ayakta durmak (Âl-i İmrân, 3/43), sükût etmek (Bakara, 2/238) manalarında kullanılmıştır.

Hanefîlere göre, vitir namazının üçüncü rekatında kunût
yapmak vaciptir. İmam-ı Azam’a göre kunûtta tekbir almak ve kunût dualarını (Allahümme innâ neste’înuke ve Allahümme iyyâke na’büdü dualarını) okumak vaciptir. Ancak İmam Mu- hammed ve Ebû Yûsuf ’a göre ise, tekbir almak vacip, kunût dualarını okumak ise sünnettir. Bu duayı okuyamayan kimse “Rabbenâ âtinâ” duasını okur veya üç defa “Allahümmeğfirlî” der. Namazda kunûtu unutan kişi, namazın sonunda sehiv secdesi yapar.

Kunût Duaları şu şekildedir:

كيلا بوتنو كب نمؤنو كيدهتسنو كرفغتسنو كنيعتسن انا مهللا علخنو كرفكن لو كركشن هلك يخلا كيلع ىنثنو كيلع لكوتنو ىعسن كيلاو دجسنو ىلصن كلو دبعن كايا مهللا كرجفي نم كتنو قحلم رافكلاب كباذع نا كباذع ىشخنو كتمحر وجرن دفحنو
okunuşu: “Allahümme innâ neste’înüke ve nesteğ- firuke ve nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyke ve nüsnî ‘aleykel-hayra küllehû neş- küruke ve lâ nekfüruke ve nahle’u ve netrukü meyyef- cürük.

Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescü- dü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ
‘azâbeke inne ‘azâbeke bil-küffâri mülhık.”

Anlamı: “Allah’ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni iste- riz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Allah’ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini se- vinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inanç- sızlara ulaşır.” (İbn Ebî Şeybe, II, 301; Abdürrezzak, III, 121)

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=D6EiIiYA6js[/youtube]




Gelen Aramalar

  • tahiyat suresi
  • subhaneke tefsiri
  • rabenagfirli
  • namaz duaları
  • subanekenin anlamı
  • subhanikenin anlamı
  • sübhanike duası
  • TAHİAT DUASI
  • rabbena dualarinin hukmu
  • tahiyatın anlamı