Category Archives: İdarecilik Bilgileri
İdarecilik
Her idareci, elemanlarından iyi iş, yüksek randıman bekler. Elemanlarının arı gibi çalışıp bal yapmalarını ister. Bir kovandaki arıları, duman ile kaçırırsak veya hepsini öldürürsek, balı kolayca almak mümkündür. Fakat bu aldığımız son bal olur. Arılara ihtiyaçları kadar bal bırakıp, kalan balı alırsak, arılar, bal yapmaya devam ederler. Kusursuz eleman bulunmaz. Marifet, onları kusurları ile kabul
Herkes takdir bekler
Takdir ve ilgi toplamak arzusu herkeste vardır. Mesela bir kadın, kocasının ilgisini üzerine toplamak için, yalandan hastalanır. Bir çocuk parmağındaki yarayı, ona buna gösterip, ilgilenmelerini ister. Büyükler de çocuklarından farklı değildir. Yazdığımız bir şiiri bir arkadaş beğense, ona yazdığımız bütün şiirleri göstermeye çalışarak, bizimle daha fazla ilgilenmesini, bizi takdir etmesini isteriz. Bazı kimselerin önemli kişi
İdareciliğin mesuliyeti
İdareci olmanın mesuliyeti çoktur. Maiyetindekilere adaleti gözetmeyen âmir, onlara zulmetmiş olur. Zulmün günahı ise büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlânın en sevmediği kimse, zalim idarecidir.) [Tirmizi] (Kıyamette, insanlar arasında en çok azap görecek kimse, zalim idarecidir.) [Taberani] (Âdil olmayan âmir, yüzüstü Cehenneme atılır.) [Hakim] (On kişiye âmirlik eden kıyamette, elleri bağlı olarak getirilir. Âdilse
İşini yarına bırakma
İmam-ı Ebu Yusuf hazretlerinin, Halife Harun Reşid’e tavsiyesi özetle şöyledir: Ey Müminlerin Emiri, Allahü teâlâ sana büyük bir vazife verdi. O öyle bir vazife ki sevabı sevapların, cezası da cezaların en büyüğüdür. Artık sen, Allahü teâlânın kendilerine emir tayin edip idarelerini sana emanet ettiği insanlar için bina yaparak, adaleti icra etmeye başladın. Bina adalet ve
İdarecilere tavsiyeler
Tahir bin Hüseyn, Abbasiler zamanında Horasan valisi iken, Rakka valiliğine atanan oğlu Abdullah bin Tahir’e bazı nasihatlerde bulunmuştur. Nasihatleri özetle şöyle idi: Allahü teâlâdan kork. Daima Onun korkusu içinde bulun. Her an Onu murakabe eyle! Hep Onu düşün. Onun gazabından sakın. Gece-gündüz, idaren altında bulunan insanları korumaya gayret eyle. Allahü teâlânın sana ihsan ettiği afiyet
Padişaha nasihat
İmam-ı Gazali hazretleri, Selçuklu sultanı Sultan Sencer’in padişahlığı sırasında onunla görüşmüş, ona mektup yazmış ve bizzat nasihatte bulunmuştur. Sultan Sencer; Ehl-i sünnet itikadında, dinine bağlı ve bid’atleri reddeden bir padişah idi. 60 sene kadar tahtta kalmış olup, ilme ve ulemaya karşı çok hürmet eder, kendisi de ilimle meşgul olurdu. O zamanın en meşhur âlimi olan
İdarecide olması gereken hasletler
Âlimler buyurdu ki: “İyilik, sevgi kazandırır. Kötülük, düşmanlığa sebep olur. Münakaşa etmek, düşman kazandırır. Uymak, itaat etmek, dostluk meydana getirir. Doğruluk, itimat kazandırır. Emanete riayet, kalb huzuru meydana getirir. Adaletli olmak, kalbleri toparlar ve sevgi doldurur. Zulüm, parçalanmaya, bölünmeye götürür. Güzel ahlak, muhabbete, kötü ahlak, insanların uzaklaşmasına sebep olur. İyilik ve cömertlik, dostluğa, cimrilik, yalnızlığa
Fudayl bin Iyad’ın öğüdü
Bir gece Harun Reşid, veziri Fudayl-i Bermeki’ye, “Beni bir kimsenin yanına götür. Kalbim, bu göz kamaştırıcı, şaşalı hayattan sıkıldı. Rahatlık ve gönül huzuru arıyorum” dedi. Veziri onu Süfyan bin Uyeyne’nin evine götürdü. Süfyan kapıyı açıp, - Kim o dedi. - Emir-ül-müminin geldi dediler. – Niçin bana haber vermediniz? Bilseydim ben onun huzuruna gelirdim. Harun Reşid
Üç şey vardır ki
Hasan bin Muhammed bin Hasan, Ömer bin Abdülazize: - Ya Ömer! Üç şey vardır ki, kimde bulunursa imanı kâmil olur dedi. Ömer bin Abdülaziz dizleri üzerine çökerek, - Ey Resulullahın torunu! Bunları bana söyler misiniz? dedi. - Kişi razı olur, rızası onu bâtıla düşürmez. Kişi kızar, kızması onu haktan ayırmaz. Muktedir olduğu halde, hakkı olmayana
Bir âlimin nasihati
[Mısır meliki Efdale nasihati] Ey Emir-ül-müminin! Bu saltanat senden öncekinin ölmesi ile eline geçti. Senden önceki, şimdi bu saltanattan ölmek suretiyle uzaklaştığı gibi, sen de uzaklaşacaksın. Bu ümmetin üzerine aldığın işler hususunda Allahü teâlâdan kork. Zira Allahü teâlâ, iğneden ipliğe kadar seni hesaba çekecektir. Allahü teâlâ Kur’an-ı kerimde mealen; (Rabbin hakkı için, biz onların hepsine
İşleri ehline vermek
Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde, işlerin ehli olana yani layık olduğu kimselere verilmesi emrediliyor. Görev yerlerinin emanet olduğu, bu emanetlere riayet edilmesi, uyulması emredilmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.) [Nisa 58] (Biz emaneti [dinin emir ve yasaklarını], göklere, yere
İdarecilere öğütler
Hazret-i Ali buyuruyor ki: 1- Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket duyguları besleyin. Başarınızın onları azarlayıp sert davranmakta yattığı fikrine kapılmayın. 2- Herkese adil davranın. 3- Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker. 4- Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş, devlete karşı suçlardan, mazlumlara karşı zulümlerden sorumlu olmamış

